قَوْم — أَقْوَام
لَقَدْ أَسَّسَ الْقَوْمُ التُّرْكِيُّ الْعَدِيدَ مِنَ الْحَضَارَاتِ عَبْرَ التَّارِيخِ.
Türk budunu, tarih boyunca birçok medeniyet kurmuştur.
لَقَدْ أَسَّسَ الْقَوْمُ التُّرْكِيُّ الْعَدِيدَ مِنَ الْحَضَارَاتِ عَبْرَ التَّارِيخِ.
Türk budunu, tarih boyunca birçok medeniyet kurmuştur.
يُمْكِنُ لِلنَّاسِ مِنْ أَعْرَاقٍ مُخْتَلِفَةٍ أَنْ يَعِيشُوا مَعًا فِي سَلَامٍ.
Farklı budunlardan insanlar bir arada barış içinde yaşayabilir.
نَجَحَتِ الْأُمَّةُ التُّرْكِيَّةُ فِي الِاتِّحَادِ فِي الْأَوْقَاتِ الصَّعْبَةِ.
Türkiye budunu, zor zamanlarda birlik olmayı başarmıştır.