بَدَأَتْ عَيْنَايَ تَتَشَوَّشَانِ مِنَ التَّعَبِ.
Gözlerim yorgunluktan bulanıklaşmaya başladı.
بَدَأَتْ عَيْنَايَ تَتَشَوَّشَانِ مِنَ التَّعَبِ.
Gözlerim yorgunluktan bulanıklaşmaya başladı.
تَعَكَّرَ الْبَحْرُ بِسَبَبِ تَلَوُّثِ الْهَوَاءِ.
Hava kirliliğinden dolayı deniz bulanıklaştı.
تَرَبَّدَ