قَرَّرْنَا أَنْ نَتَقَابَلَ فِي الْمَقْهَى بَعْدَ الْعَمَلِ لِمُنَاقَشَةِ الْمَشْرُوعِ.
Projeyi görüşmek için işten sonra kafede buluşmaya karar verdik.
قَرَّرْنَا أَنْ نَتَقَابَلَ فِي الْمَقْهَى بَعْدَ الْعَمَلِ لِمُنَاقَشَةِ الْمَشْرُوعِ.
Projeyi görüşmek için işten sonra kafede buluşmaya karar verdik.
أَنَا لَا أُمَانِعُ فِي أَنْ نَلْتَقِيَ فِي الْمَقْهَى الْجَدِيدِ بَعْدَ الْعَمَلِ
İşten sonra yeni kafede buluşmamıza itirazım yok
الْتَقَيْتُ بِصَدِيقِ مَدْرَسَتِي الْقَدِيمِ فِي مَقْهًى بَعْدَ سَنَوَاتٍ وَاسْتَذْكَرْنَا الْأَيَّامَ الْخَوَالِيَ.
Yıllar sonra eski okul arkadaşımla bir kafede buluştuk ve eski günleri yad ettik.
Ayrıca: اِجْتَمَعَ، تَوَاعَدَ
تَلَاقَى