buluntu

لُقْيَة — لُقَى

عَثَرَ عُلَمَاءُ الآثَارِ عَلَى العَدِيدِ مِنَ اللُّقَى التَّارِيخِيَّةِ فِي الحَفْرِيَّاتِ.

Arkeologlar, kazılarda çok sayıda tarihi buluntuya rastladılar.

سَلَّمَ الرَّجُلُ الْمَعْثُورَاتِ إِلَى الشُّرْطَةِ.

Adam buluntuları polise teslim etti.

أَثَارَ هَذَا الِاكْتِشَافُ صَدًى كَبِيرًا فِي عَالَمِ الْعُلُومِ.

Bu buluntu, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler