bunalıma girmek (veya düşmek)

عِنْدَمَا أَفْلَسَتِ الشَّرِكَةُ، دَخَلَ الْعَدِيدُ مِنَ الْمُوَظَّفِينَ فِي أَزْمَةٍ.

Şirket iflas edince, birçok çalışan bunalıma girdi.

عِنْدَمَا تَرَكَتْهُ حَبِيبَتُهُ، أُصِيبَ بِالِاكْتِئَابِ وَلَمْ يَخْرُجْ مِنَ الْمَنْزِلِ لِعِدَّةِ أَيَّامٍ.

Sevgilisi onu terk edince, bunalıma girdi ve günlerce evden çıkmadı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler