شَعَرْتُ بِالِاخْتِنَاقِ فِي الزِّحَامِ وَأَرَدْتُ الْخُرُوجَ.
Kalabalıkta bunaldım ve dışarı çıkmak istedim.
شَعَرْتُ بِالِاخْتِنَاقِ فِي الزِّحَامِ وَأَرَدْتُ الْخُرُوجَ.
Kalabalıkta bunaldım ve dışarı çıkmak istedim.
ضَاقَ صَدْرِي بِسَبَبِ ضَغْطِ الِامْتِحَانِ.
Sınav stresi yüzünden bunaldım.