كُنْتُ مَرِيضًا، لِذَلِكَ بَقِيتُ فِي الْبَيْتِ.
Hastaydım, bundan evde kaldım.
كُنْتُ مَرِيضًا، لِذَلِكَ بَقِيتُ فِي الْبَيْتِ.
Hastaydım, bundan evde kaldım.
أَخِي مَرِيضٌ مُنْذُ يَوْمَيْنِ، لِهَذَا السَّبَبِ لَنْ يَأْتِيَ مَعَنَا إِلَى الْمَدْرَسَةِ الْيَوْمَ.
Kardeşim iki gündür hasta, bundan dolayı bugün bizimle okula gelmeyecek.
تَأَخَّرْنَا عَنِ الْحَفْلِ بِسَبَبِ هَذَا.
Bundan dolayı partiye geç kaldık.
لَا أُرِيدُ أَنْ آكُلَ مِنْ هَذَا.
Bundan yemek istemiyorum.