burgaç

اهْتَزَّتِ الطَّائِرَةُ بِدَوَّامَةٍ شَدِيدَةٍ عِنْدَمَا دَخَلَتْ فِي اضْطِرَابٍ جَوِّيٍّ.

Uçak, türbülansa girince şiddetli bir burgaçla sarsıldı.

التَّيَّارَاتُ الْمُضْطَرِبَةُ فِي الْبَحْرِ تَجْعَلُ السِّبَاحَةَ صَعْبَةً، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِرًا.

Denizdeki burgaçlar yüzmeyi zorlaştırıyor, dikkatli olmak gerekiyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler