burkulmak

الْتَوَتْ قَدَمِي أَثْنَاءَ نُزُولِي الدَّرَجَ.

Merdivenden inerken ayağım burkuldu.

انْفَتَلَ مِعْصَمِي أَثْنَاءَ الْجَرْيِ.

Koşarken bileğim burkuldu.

إِذَا لَمْ تَكُنْ حَرِيصًا، فَقَدْ يُصَابُ مِعْصَمُكَ بِالْتِوَاءٍ.

Dikkatli olmazsan bileğin burkulabilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler