تَجَمَّدَ — يَتَجَمَّدُ · تَجَمُّد
كانت يدي على وشك التجمد من البرد، فارتديت قفازاتي.
Soğuktan ellerim buymak üzereydi, eldivenlerimi giydim.
كانت يدي على وشك التجمد من البرد، فارتديت قفازاتي.
Soğuktan ellerim buymak üzereydi, eldivenlerimi giydim.
بدأ الطين في التصلب فورا عندما ترك في الشمس.
Çamur güneşte kalınca hemen buymaya başladı.
تحرك المتسلقون بسرعة لعدم الموت تجمدا في العاصفة الشديدة.
Dağcılar, şiddetli fırtınada buymamak için hızla hareket ettiler.
بحث الرجل المشرد عن مأوى لكي لا يتجمد حتى الموت في الشارع.
Evsiz adam sokakta buymamak için bir sığınak aradı.
اتخذنا الاحتياطات اللازمة فورا عندما بدأت أنابيب المياه في التصلب من البرد.
Su boruları soğuktan buymaya başlayınca hemen önlem aldık.