أَمْر — أَوَامِر
أَصْدَرَ الْقَائِدُ أَمْرًا جَدِيدًا لِلْجُنُودِ.
Komutan, askerlere yeni bir buyruk verdi.
أَصْدَرَ الْقَائِدُ أَمْرًا جَدِيدًا لِلْجُنُودِ.
Komutan, askerlere yeni bir buyruk verdi.
يَجِبُ أَنْ نَتَحَرَّكَ وَفْقًا لِلتَّعْلِيمَاتِ الْجَدِيدَةِ.
Yeni buyruklara göre hareket etmeliyiz.
أَصْدَرَتِ الشَّرِكَةُ تَوْجِيهَاتٍ جَدِيدَةً لِمُوَظَّفِيهَا.
Şirket, çalışanlarına yeni buyruklar yayınladı.