buyrultu

مَرْسُوم — مَرَاسِيم

بَدَأَ تَطْبِيقٌ ضَرِيبِيٌّ جَدِيدٌ بِمَرْسُومٍ مِنَ الصَّدْرِ الْأَعْظَمِ.

Sadrazamın buyrultusuyla yeni bir vergi uygulaması başlatıldı.

تَمَّ إِرْسَالُ أَمْرٍ سَامٍ مِنْ بِيلِيرْبِي إِلَى جَمِيعِ الْمُحَافِظِينَ فِي الْمِنْطَقَةِ.

Beylerbeyinin buyrultusu, bölgedeki tüm valilere gönderildi.

يَتِمُّ الِاحْتِفَاظُ بِالْقَرَارِ الرَّسْمِيِّ فِي أَرْشِيفِ الدَّوْلَةِ.

Buyrultu, devlet arşivlerinde saklanmaktadır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler