cümbüş

كَانَتْ هُنَاكَ بَهْجَةٌ كَبِيرَةٌ فِي الْمِهْرَجَانِ، وَكَانَ الْجَمِيعُ سُعَدَاءَ لِلْغَايَةِ.

Festivalde büyük bir cümbüş vardı, herkes çok mutluydu.

اسْتَمَرَّ احْتِفَالُ الزِّفَافِ حَتَّى وَقْتٍ مُتَأَخِّرٍ مِنَ اللَّيْلِ.

Düğün cümbüşü gece geç saatlere kadar sürdü.

أَزْعَجَ الصَّخَبُ فِي الْحَفْلَةِ الْجِيرَانَ.

Partideki cümbüş komşuları rahatsız etti.

İlişkili Kelimeler