cıngıl

كَانَ الْإِعْلَانُ الْمُوسِيقِيُّ الْقَصِيرُ الَّذِي يَتِمُّ تَشْغِيلُهُ فِي بِدَايَةِ الْبَرْنَامَجِ الْإِذَاعِيِّ يُخْبِرُ الْمُسْتَمِعِينَ بِبَدْءِ الْبَرْنَامَجِ.

Radyo programının başında çalan cıngıl, dinleyicilere programın başladığını haber veriyordu.

أَعَدَّتِ الشَّرِكَةُ وَقَدَّمَتْ مُقَدِّمَةً مُوسِيقِيَّةً جَذَّابَةً لِلتَّرْوِيجِ لِمُنْتَجِهَا الْجَدِيدِ.

Şirket, yeni ürününün tanıtımı için akılda kalıcı bir cıngıl hazırladı ve yayınladı.

كَانَتِ الْفَوَاصِلُ الْإِعْلَانِيَّةُ الْمُوسِيقِيَّةُ الْمُسْتَخْدَمَةُ بِشَكْلٍ مُتَكَرِّرٍ فِي الْإِعْلَانَاتِ التِّلْفِزْيُونِيَّةِ تَزِيدُ مِنْ بَقَاءِ الْعَلَامَاتِ التِّجَارِيَّةِ فِي الذَّاكِرَةِ.

Televizyon reklamlarında sıkça kullanılan cıngıllar, markaların akılda kalıcılığını artırıyordu.

İlişkili Kelimeler