cabası

الرَّاتِبُ الَّذِي نَحْصُلُ عَلَيْهِ جَيِّدٌ بِالفِعْلِ، وَالمُكَافَأَةُ كَانَتْ زِيَادَةَ خَيْرٍ.

Aldığımız maaş zaten iyi, ikramiye de cabası oldu.

المَنْظَرُ رَائِعٌ، وَغُرُوبُ الشَّمْسِ إِضَافَةً إِلَى ذَلِكَ.

Manzara harika, güneşin batışı da cabası.

اجْتِهَادُهُ يَسْتَحِقُّ الثَّنَاءَ، وَأَمَانَتُهُ عِلَاوَةً عَلَى ذَلِكَ.

Çalışkanlığı takdire şayan, dürüstlüğü de cabası.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler