cafcaflı

كَانَتِ الْفَسَاتِينُ الْبَرَّاقَةُ فِي الْحَفْلَةِ مُبْهِرَةً.

Partideki caflı elbiseler göz kamaştırıyordu.

تَهْدِفُ تِلْكَ الْإِعْلَانَاتُ الْمُبَهْرَجَةُ إِلَى التَّأْثِيرِ عَلَى الْمُسْتَهْلِكِ.

O caflı reklamlar, tüketiciyi etkilemeyi amaçlıyor.

İlişkili Kelimeler