cana yakın

لَدَيْهِ ابْتِسَامَةٌ لَطِيفَةٌ لِلْغَايَةِ لِدَرَجَةِ أَنَّهَا تُؤَثِّرُ عَلَى الْجَمِيعِ.

O kadar cana yakın bir gülümsemesi var ki, herkesi etkiliyor.

الْجِيرَانُ الَّذِينَ تَعَرَّفْتُ عَلَيْهِمْ لِلتَّوِّ هُمْ أَشْخَاصٌ وَدُودُونَ لِلْغَايَةِ، لَقَدِ انْسَجَمْنَا عَلَى الْفَوْرِ.

Yeni tanıştığım komşular çok cana yakın insanlar, hemen kaynaştık.

إِنَّهُ يَنْجَحُ فِي كَسْبِ حُبِّ الْجَمِيعِ مِنْ خِلَالِ سُلُوكِهِ الْمَحْبُوبِ.

Cana yakın tavırlarıyla herkesin sevgisini kazanmayı başarıyor.

İlişkili Kelimeler