فِي هَذِهِ الْمَدِينَةِ، تُحَسُّ الْحَيَوِيَّةُ وَالطَّاقَةُ دَائِمًا.
Bu şehirde canlılık ve enerji her zaman hissedilir.
فِي هَذِهِ الْمَدِينَةِ، تُحَسُّ الْحَيَوِيَّةُ وَالطَّاقَةُ دَائِمًا.
Bu şehirde canlılık ve enerji her zaman hissedilir.
بَهْجَةُ الْأَطْفَالِ تُضْفِي السُّرُورَ عَلَى الْمَكَانِ.
Çocukların canlılığı, ortama neşe katıyor.
نَضَارَة، حَيَاة، غَضَارَة