canlanış

سَاعَدَ الْإِحْيَاءُ فِي الِاقْتِصَادِ عَلَى خَفْضِ مُعَدَّلَاتِ الْبَطَالَةِ.

Ekonomideki canlanış, işsizlik oranlarını düşürmeye yardımcı oldu.

أَدَّى الِانْتِعَاشُ فِي الْفَنِّ إِلَى ظُهُورِ أَعْمَالٍ جَدِيدَةٍ وَمُثِيرَةٍ.

Sanattaki canlanış, yeni ve heyecan verici eserlerin ortaya çıkmasına yol açtı.

سَيُسَاهِمُ هَذَا الْمَشْرُوعُ فِي تَجْدِيدِ التُّرَاثِ الثَّقَافِيِّ لِلْمَدِينَةِ.

Bu proje, şehrin kültürel mirasının canlanışına katkıda bulunacak.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler