canlandırma

إِحْيَاءُ التَّقَالِيدِ الْقَدِيمَةِ يُحَافِظُ عَلَى تُرَاثِنَا الثَّقَافِيِّ.

Eski geleneklerin canlandırması, kültürel mirasımızı korur.

هَذِهِ الْمَسْرَحِيَّةُ هِيَ تَمْثِيلٌ لِحَدَثٍ تَارِيخِيٍّ.

Bu tiyatro oyunu, tarihi bir olayın canlandırmasıdır.

هَذَا الْفِيلْمُ الْمَصْنُوعُ لِلْأَطْفَالِ هُوَ مِثَالٌ رَائِعٌ عَلَى التَّحْرِيكِ.

Çocuklar için yapılan bu film, harika bir canlandırma örneğidir.

İlişkili Kelimeler