جعل ضوء الشمس لون القماش باهتا.
Güneş ışığı, kumaşın rengini cansızlaştırdı.
جعل ضوء الشمس لون القماش باهتا.
Güneş ışığı, kumaşın rengini cansızlaştırdı.
أفقدت المواد الكيميائية التربة حيويتها.
Kimyasal maddeler toprağı cansızlaştırdı.
أخمدت الانتقادات اللاذعة حماس الفنان.
Sert eleştiriler, sanatçının hevesini cansızlaştırdı.