التَّرَاجُعُ عَنِ الْوَعْدِ لَيْسَ سُلُوكًا لَطِيفًا عَلَى الْإِطْلَاقِ.
Verdiği sözden caymak hiç hoş bir davranış değil.
التَّرَاجُعُ عَنِ الْوَعْدِ لَيْسَ سُلُوكًا لَطِيفًا عَلَى الْإِطْلَاقِ.
Verdiği sözden caymak hiç hoş bir davranış değil.
كَانَ قَدْ وَافَقَ فِي الْبِدَايَةِ، لَكِنَّهُ عَدَلَ عَنْ رَأْيِهِ لَاحِقًا.
Başlangıçta kabul etmişti ama sonra fikrinden caydı.
نَكَصَ