celse

سَتُعْقَدُ جَلْسَةُ الْمَحْكَمَةِ الْيَوْمَ بَعْدَ الظُّهْرِ.

Mahkemenin bugünkü celsesi öğleden sonra yapılacak.

عَقَدَ الْمَجْلِسُ دَوْرَةً خَاصَّةً لِمُنَاقَشَةِ الْقَوَانِينِ الْجَدِيدَةِ.

Meclis, yeni yasaları görüşmek üzere özel bir celse düzenledi.

Eşdizimler