ceplemek

وَضَعَ الرَّجُلُ الْمَالَ بِسُرْعَةٍ فِي جَيْبِهِ وَابْتَعَدَ.

Adam parayı hızla cebine cepledi ve uzaklaştı.

يُحَاوِلُ بَعْضُ الْمُدِيرِينَ أَخْذَ أَمْوَالِ الشَّرِكَةِ لِأَنْفُسِهِمْ.

Bazı yöneticiler, şirketin parasını ceplerine ceplemeye çalışıyorlar.

İlişkili Kelimeler