cer

كَانَ مِنَ الصَّعْبِ جِدًّا نَقْلُ الصُّنْدُوقِ الثَّقِيلِ بِالْجَرِّ، وَكِدْتُ أَسْقُطُ.

Ağır sandığı cer ile taşımak çok zordu, neredeyse düşüyordum.

سَحْب — سُحُوب

قَامُوا بِسَحْبِ الْحَبْلِ لِتَقْرِيبِ الْقَارِبِ إِلَى الشَّاطِئِ.

Halatı cer ederek tekneyi kıyıya yanaştırdılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler