cevaplandırmak

خَصَّصَ الْمُدِيرُ وَقْتًا لِلْإِجَابَةِ عَلَى جَمِيعِ الْأَسْئِلَةِ بِعِنَايَةٍ.

Müdür, tüm soruları dikkatle cevaplandırmak için zaman ayırdı.

تُرِيدُ الشَّرِكَةُ الرَّدَّ عَلَى شَكَاوَى الْعُمَلَاءِ فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ.

Şirket, müşteri şikayetlerini en kısa sürede cevaplandırmak istiyor.

İlişkili Kelimeler