cevaplandırmak

Anlamlar

أَجَابَ عَلَى — يُجِيبُ عَلَى · إِجَابَة عَلَى

خصص المدير وقتا للإجابة على جميع الأسئلة بعناية.

Müdür, tüm soruları dikkatle cevaplandırmak için zaman ayırdı.

رَدَّ عَلَى — يَرُدُّ عَلَى · رَدّ عَلَى

تريد الشركة الرد على شكاوى العملاء في أقرب وقت ممكن.

Şirket, müşteri şikayetlerini en kısa sürede cevaplandırmak istiyor.

وَضَّحَ — يُوَضِّحُ · تَوْضِيح

عقد المسؤول مؤتمرا صحفيا لتوضيح جميع التفاصيل المتعلقة بالموضوع.

Yetkili, konuyla ilgili tüm detayları cevaplandırmak için basın toplantısı düzenledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler