الْإِجْحَافُ الَّذِي لَحِقَ بِهِ وَضْعٌ غَيْرُ مَقْبُولٍ.
Ona yapılan cevir, kabul edilemez bir durumdur.
الْإِجْحَافُ الَّذِي لَحِقَ بِهِ وَضْعٌ غَيْرُ مَقْبُولٍ.
Ona yapılan cevir, kabul edilemez bir durumdur.
مِنْ غَيْرِ الْمُمْكِنِ السُّكُوتُ عَلَى هَذَا الظُّلْمِ.
Bu cevir karşısında sessiz kalmak mümkün değil.
الْجَوْرُ يُسَبِّبُ اضْطِرَابًا فِي الْمُجْتَمَعِ.
Cevir, toplumda huzursuzluğa neden olur.