cezbe

جَذْبَة — جَذَبَات

دَخَلَ الدَّرَاوِيشُ فِي حَالَةِ جَذْبَةٍ أَثْنَاءَ الذِّكْرِ.

Dervişler zikir sırasında cezbe haline girdiler.

أَعِيشُ حَالَةَ نَشْوَةٍ أَثْنَاءَ الِاسْتِمَاعِ إِلَى الْمُوسِيقَى.

Müzik dinlerken bir cezbe hali yaşıyorum.

يُحَاوِلُ أَهْلُ التَّصَوُّفِ الْوُصُولَ إِلَى اللَّهِ عَنْ طَرِيقِ الْوَجْدِ.

Tasavvuf ehli cezbe yoluyla Allah'a ulaşmaya çalışır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler