يَجِبُ أَنْ تَفْهَمَ جِدِّيَّةَ هَذَا الْعَمَلِ، وَإِلَّا فَلَنْ تَنْجَحَ.
Bu işin ciddiyetini anlamalısın, aksi takdirde başarılı olamazsın.
يَجِبُ أَنْ تَفْهَمَ جِدِّيَّةَ هَذَا الْعَمَلِ، وَإِلَّا فَلَنْ تَنْجَحَ.
Bu işin ciddiyetini anlamalısın, aksi takdirde başarılı olamazsın.
عِنْدَمَا أَدْرَكْنَا خُطُورَةَ الْوَضْعِ، تَحَرَّكْنَا عَلَى الْفَوْرِ.
Durumun ciddiyetini kavradığımızda hemen harekete geçtik.
صَرَامَة، فَدَاحَة، وَقَار، وَخَامَة