cilalı

الْأَحْذِيَةُ اللَّامِعَةُ هِيَ خِيَارٌ مِثَالِيٌّ لِمُنَاسَبَةٍ خَاصَّةٍ.

Cilalı ayakkabılar, özel bir davet için mükemmel bir seçimdir.

كَانَتِ الطَّاوِلَةُ الْخَشَبِيَّةُ الْمَصْقُولَةُ هِيَ أَبْرَزَ قِطْعَةٍ فِي الْغُرْفَةِ.

Cilalı ahşap masa, odanın en dikkat çekici parçasıydı.

الْأَسْطُحُ الْمُلَمَّعَةُ تَعْكِسُ الضَّوْءَ وَتُضِيفُ نَضَارَةً إِلَى الْبِيئَةِ.

Cilalı yüzeyler, ışığı yansıtarak ortama ferahlık katar.

İlişkili Kelimeler