cilvekâr

تَرَكَتِ الْفَتَاةُ الشَّابَّةُ الْجَمِيعَ مُعْجَبِينَ بِابْتِسَامَتِهَا الْمُتَغَنِّجَةِ.

Genç kız, cilvekâr gülüşüyle herkesi kendine hayran bıraktı.

جَذَبَتِ الْمَرْأَةُ الَّتِي كَانَتْ تَرْقُصُ بِطَرِيقَةٍ فَاتِنَةٍ كُلَّ الْأَنْظَارِ.

Cilvekâr bir şekilde dans eden kadın, tüm dikkatleri üzerine çekti.

İlişkili Kelimeler