coşmak

اِنْدَفَعَتْ مِيَاهُ الْفَيَضَانِ وَاجْتَاحَتِ الْمَدِينَةَ وَتَرَكَتْ الْعَدِيدَ مِنَ الْمَنَازِلِ غَارِقَةً.

Sel suları coşarak şehri bastı ve birçok evi sular altında bıraktı.

هَاجَ الْبَحْرُ مَعَ الْعَاصِفَةِ وَضَرَبَتِ الْأَمْوَاجُ الْعِمْلَاقَةُ الشَّاطِئَ.

Deniz fırtınayla birlikte coştu ve dev dalgalar kıyıya vurdu.

تَحَمَّسَ الْمُشَجِّعُونَ عِنْدَمَا سَجَّلَ فَرِيقُهُمْ هَدَفًا وَأَظْهَرُوا اِحْتِفَالَاتٍ مَجْنُونَةً.

Taraftarlar, takımları gol attığında coştu ve çılgınca sevinç gösterileri yaptı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler