cozurdatmak

Anlamlar

قام الشيف بجعل الزبدة تفور جيدا في المقلاة لتعزيز نكهة الصلصة.

Şef, tereyağını tavada iyice cozurdatarak sosun lezzetini artırdı.

يحب الأطفال التسبب في طقطقة الحجر عن طريق سكب الماء على الحجر الساخن.

Çocuklar, sıcak taşın üzerine su dökerek taşı cozurdatmaya bayılıyorlar.

استمر الحطابون في التسبب في خشخشة النار عن طريق رمي حطب جديد على النار.

Oduncular, ateşe yeni odunlar atarak ateşi cozurdatmaya devam ettiler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler