نَسْل — أَنْسَال
يَسْتَمِرُّ نَسْلُ الْأَشْخَاصِ الَّذِينَ عَاشُوا فِي هَذِهِ الْأَرَاضِي لِقُرُونٍ فِي الْحِفَاظِ عَلَى التُّرَاثِ الثَّقَافِيِّ.
Bu topraklarda yüzyıllardır yaşayan insanların dölü, kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.
يَسْتَمِرُّ نَسْلُ الْأَشْخَاصِ الَّذِينَ عَاشُوا فِي هَذِهِ الْأَرَاضِي لِقُرُونٍ فِي الْحِفَاظِ عَلَى التُّرَاثِ الثَّقَافِيِّ.
Bu topraklarda yüzyıllardır yaşayan insanların dölü, kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.
يَبْذُلُ الْمُزَارِعُونَ قُصَارَى جُهْدِهِمْ لِضَمَانِ أَنْ تَلِدَ حَيَوَانَاتُهُمْ ذُرِّيَّةً صِحِّيَّةً وَهُمْ حَرِيصُونَ جِدّاً.
Çiftçiler, hayvanlarının sağlıklı döl vermesi için ellerinden geleni yapıyorlar ve çok dikkatliler.
حَقَّقَتْ سُلَالَةُ هَذِهِ الْخُيُولِ نَجَاحَاتٍ كَبِيرَةً فِي السِّبَاقَاتِ وَانْتَشَرَتْ شُهْرَتُهَا فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْعَالَمِ.
Bu atların dölü, yarışlarda büyük başarılar elde etti ve ünleri dünyaya yayıldı.