dönel

لَقَدْ صَمَّمُوا آلِيَّةً تَتَحَرَّكُ بِحَرَكَةٍ دَوَّارَةٍ بِتَأْثِيرِ الرِّيَاحِ.

Rüzgarın etkisiyle dönel hareket eden bir mekanizma tasarladılar.

ابْتَكَرَ الْفَنَّانُ لَوْحَةً فَنِّيَّةً رَائِعَةً بِاسْتِخْدَامِ نَمَطٍ دَائِرِيٍّ.

Sanatçı, dönel bir desen kullanarak etkileyici bir tablo yarattı.

جَلَسْتُ عَلَى كُرْسِيٍّ دَوَّارٍ فِي المَكْتَبِ.

Ofiste döner bir sandalyeye oturdum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler