dönemeç

نُقْطَةُ تَحَوُّلٍ — نِقَاط تَحَوُّل

كَانَ هَذَا الْحَدَثُ نُقْطَةَ تَحَوُّلٍ فِي تَارِيخِ الشَّرِكَةِ.

Bu olay, şirketin tarihinde bir dönemeç oldu.

هُنَاكَ مُنْعَطَفٌ حَادٌّ عَلَى الطَّرِيقِ، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِرًا.

Yolda keskin bir dönemeç var, dikkatli olmalısın.

مَفْرِقُ طُرُقٍ — مَفَارِق طُرُق

أَنَا فِي مَفْرَقِ طُرُقٍ مُهِمٍّ فِي حَيَاتِي، لَا أَعْرِفُ مَاذَا أَفْعَلُ.

Hayatımda önemli bir dönemeçteyim, ne yapacağımı bilmiyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler