dönerci

كَانَ بَائِعُ الشَّاوَرْمَا يُقَدِّمُ شَاوَرْمَا طَازَجَةً وَلَذِيذَةً لِلزَّبَائِنِ أَمَامَ مَحَلِّهِ.

Dönerci, dükkanının önünde müşterilere taze ve lezzetli dönerler sunuyordu.

كَانَ صَانِعُ الدُّونَر كَبَاب الْمَاهِرُ يُعِدُّ أَفْضَلَ أَنْوَاعِ الدُّونَر بِخِبْرَةِ سَنَوَاتٍ وَكَانَ الْجَمِيعُ يَعْرِفُونَهُ.

Usta dönerci, yılların tecrübesiyle en iyi dönerleri hazırlıyordu ve herkes onu tanıyordu.

İlişkili Kelimeler