بَقِيَ أَرْبَعَةُ طُلَّابٍ فِي الْفَصْلِ، وَالْآخَرُونَ ذَهَبُوا.
Sınıfta dört öğrenci kalmıştı, diğerleri gitmişti.
بَقِيَ أَرْبَعَةُ طُلَّابٍ فِي الْفَصْلِ، وَالْآخَرُونَ ذَهَبُوا.
Sınıfta dört öğrenci kalmıştı, diğerleri gitmişti.
أَحْتَاجُ إِلَى أَرْبَعِ بَيْضَاتٍ لِتَحْضِيرِ هَذِهِ الْكَعْكَةِ اللَّذِيذَةِ.
Bu lezzetli keki hazırlamak için dört yumurtaya ihtiyacım var.
يَنْتَهِي رَقْمُ هَاتِفِي بِرَقْمِ أَرْبَعَةٍ.
Telefon numaram dört ile bitiyor.
Ayrıca: الْعَدَدُ أَرْبَعَةٌ