dört bir

كَانَ هُنَاكَ فَرَحٌ وَسُرُورٌ فِي كُلِّ مَكَانٍ فِي الْعِيدِ.

Bayramda dört bir yanda sevinç ve neşe vardı.

بَدَأَتِ الْمُسَاعَدَاتُ تَتَدَفَّقُ مِنْ جَمِيعِ الْأَنْحَاءِ بَعْدَ الزِّلْزَالِ.

Depremden sonra dört bir yandan yardım gelmeye başladı.

كَانَ صَوْتُ الْمُوسِيقَى يُسْمَعُ فِي الْأَرْجَاءِ الْأَرْبَعَةِ، كَانَ جَمِيلاً لِلْغَايَةِ.

Müzik sesi dört bir yandan duyuluyordu, çok güzeldi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler