دَارَ فِي حَيْرَةٍ لِلْعُثُورِ عَلَى مَفَاتِيحِهِ المَفْقُودَةِ.
Kaybolan anahtarlarını bulmak için dört döndü.
دَارَ فِي حَيْرَةٍ لِلْعُثُورِ عَلَى مَفَاتِيحِهِ المَفْقُودَةِ.
Kaybolan anahtarlarını bulmak için dört döndü.
كَانَتِ الأُمُّ الَّتِي فَقَدَتْ طِفْلَهَا تَبْحَثُ بِيَأْسٍ.
Çocuğunu kaybeden anne dört dönüyordu.