düğümlenmek

تَعَقَّدَ الْحَبْلُ مِنْ تِلْقَاءِ نَفْسِهِ، وَكَانَ مِنَ الصَّعْبِ جِدًّا حَلُّهُ.

İp kendi kendine düğümlendi, çözmek çok zor.

تَشَابَكَتْ خُصُلَاتُ شَعْرِي فِي مَهَبِّ الرِّيحِ.

Saçlarım rüzgarda birbirine düğümlendi.

İlişkili Kelimeler