فِكْر — أَفْكَار
أَفْكَارُهُ دَائِماً مُثِيرَةٌ لِلِاهْتِمَامِ لِلْغَايَةِ.
Onun düşünceleri her zaman çok ilginçtir.
أَفْكَارُهُ دَائِماً مُثِيرَةٌ لِلِاهْتِمَامِ لِلْغَايَةِ.
Onun düşünceleri her zaman çok ilginçtir.
تَبَادَلْتُ مَعَ صَدِيقِي أَفْكَاراً حَوْلَ كَيْفِيَّةِ تَحْسِينِ الْعَمَلِ فِي الشَّرِكَةِ.
Arkadaşımla şirketteki işleri nasıl iyileştirebileceğimiz konusunda düşünce alışverişinde bulundum.
مَا هُوَ رَأْيُكَ فِي هَذَا الْمَوْضُوعِ؟
Bu konuda senin düşüncen nedir?
Ayrıca: اِعْتِقَاد
تَفْكِير، مُعْتَقَد، خَاطِرَة