تشهد الأمطار في هذه المنطقة مستويات منخفضة.
Bu bölgede yağışlar düşüt seviyede seyrediyor.
من الضروري دعم الأسر ذات الدخل القليل.
Düşüt gelirli ailelere destek olmak gerekiyor.
نزلنا التل بانحدار هابط.
Düşüt bir eğimle yokuşu indik.