düşmek

Anlamlar

سَقَطَ — يَسْقُطُ · سُقُوط

فقد توازنه أثناء المشي وسقط على الأرض.

Yürürken dengesini kaybedip yere düştü.

هَبَطَ — يَهْبِطُ · هُبُوط

هبطت الطائرة اضطراريا في مطار قريب بسبب الضباب الكثيف.

Uçak, yoğun sis nedeniyle acil olarak yakındaki bir havaalanına düştü.

اِنْخَفَضَ — يَنْخَفِضُ · اِنْخِفَاض

انخفضت درجة حرارة الجو فجأة وبدأ الجميع يشعرون بالبرد.

Hava sıcaklığı aniden düştü ve herkes üşümeye başladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler