dürüm

لِفَافَة — لَفَائِف

تَنَاوَلْتُ لَفَافَةَ دَجَاجٍ عَلَى الغَدَاءِ، كَانَتْ لَذِيذَةً جِدًّا.

Öğle yemeği için tavuklu dürüm yedim, çok lezzetliydi.

اشْتَرَى الْأَطْفَالُ سَانْدْوِيتْشَ مَلْفُوفٍ بَعْدَ الْمَدْرَسَةِ وَذَهَبُوا إِلَى الْمَنْزِلِ.

Çocuklar okuldan sonra birer dürüm alıp eve gittiler.

İlişkili Kelimeler