dürme

مِنَ الْمُهِمِّ طَيُّ الْمَلَابِسِ بِشَكْلٍ صَحِيحٍ قَبْلَ وَضْعِهَا فِي الْخِزَانَةِ.

Giysileri dolaba yerleştirmeden önce düzgün bir şekilde dürme önemlidir.

لِفَافَة — لَفَائِف

تَنَاوَلْتُ لَفَّافَةَ جُبْنٍ عَلَى الْإِفْطَارِ هَذَا الصَّبَاحَ، كَانَتْ مُشْبِعَةً لِلْغَايَةِ.

Sabah kahvaltısında peynirli bir dürme yedim, çok doyurucuydu.

İlişkili Kelimeler