düzülmek

تَمَّ تَرْتِيبُ الْمَائِدَةِ بِعِنَايَةٍ لِتَنَاوُلِ الْعَشَاءِ وَوَضْعِ كُلِّ شَيْءٍ فِي مَكَانِهِ.

Masa, akşam yemeği için özenle düzüldü ve her şey yerli yerine konuldu.

تَمَّ تَنْظِيمُ الْفَعَّالِيَّةِ وَتَخْطِيطُهَا بِدِقَّةٍ كَبِيرَةٍ مِنْ قِبَلِ الْمُتَطَوِّعِينَ.

Etkinlik, gönüllüler tarafından büyük bir titizlikle düzüldü ve planlandı.

İlişkili Kelimeler