سَوَّىاجْتَهَدَ عُمَّالُ الْبِنَاءِ لِتَسْوِيَةِ الْأَرْضِيَّةِ.İnşaat işçileri zemini düzemek için çok uğraştılar.
عَدَّلَكَانَ الطَّاهِي حَرِيصاً عَلَى تَعْدِيلِ بَهَارَاتِ الطَّعَامِ.Aşçı, yemeğin baharatını düzemek için dikkatliydi.