düzenbaz

ذَلِكَ الرَّجُلُ مُحْتَالٌ جِدّاً، يَخْدَعُ النَّاسَ بِسُهُولَةٍ.

O adam çok düzenbaz, insanları kolayca kandırıyor.

حَاوَلَ بَائِعٌ مُخَادِعٌ بَيْعَ مُنْتَجَاتٍ مَعِيبَةٍ.

Düzenbaz bir satıcı, kusurlu ürünleri satmaya çalıştı.

لَا تُصَدِّقْهُ، فَهُوَ رَجُلٌ كَذَّابٌ.

Ona inanma, o bir düzenbaz.

İlişkili Kelimeler